Fesleğen, nane, lavanta ve adaçayı ailesinden lezzetli bir bitkidir. Lamiaceae familyasına ait ve Latince adı ocimum basilicum'dur. Fesleğenin 5000 yıldan beri yetiştirildiği ve Çin'in Hunan bölgesinde ortaya çıkmış olabileceğine dair kanıtlar mevcuttur. Yemeklerde kullanılmak üzere tarımı yapılan fesleğenin kökeni Asya'nın dönenceler arasında kalan bölgelerine dayansa da, günümüzde yeryüzünün öteki ılıman bölgelerine de yayılmıştır.Fesleğin çok ilginç bir tarihi ve ona bağlı birçok inançları var. İnsanlar şifa ve güçlenmek için büyülü güçlere sahip olduğunu düşünüyordu. Ayrıca mumyalama işlemlerinde kullanılan kraliyet otu olduğu da düşünülmüştür. Yunanlılar fesleğeni yasın sembolü olarak gördüler. Kızılderililer ise, fesleğenin fakirleri koruyan bir bitki ve aynı zamanda da bir sonraki yaşamda koruyucusu olduğuna inanıyordu.Fesleğen, bitkisel bir ilaç olan bir adaptojen görevi görür, vücudun strese uyum sağlamasına ve stresin vücut üzerindeki zararlı etkilerini azaltmasına yardımcı olur. Fesleğen günlük olarak tüketildikten sonra, antioksidan aktivitesindeki artış ve kan şekeri seviyelerinde düşüş gözlemlenebilir. Anksiyete ve depresyon gibi ruhsal rahatsızlıklardan sorun yaşayan insanlarda da yararlıdır. Bu yüzden Hindistan'da bir çok insan sağlıklı bir vücuda ve zihne sahip olmak için fesleğen yapraklarını çiğner.Fesleğen enflamatuar hastalıklara, kanserlere, bakteriyel enfeksiyonlara, viral enfeksiyonlara, strese, kardiyovasküler problemlere vb. karşı savaşmak için idealdir. Aynı zamanda normal karaciğer fonksiyonlarını kolaylaştırır ve doğal bir afrodizyak görevi görür.Fesleğen, vücuda serbest radikal hasarlara karşı savaşmaya yardımcı olan uçucu yağlar içerir. Hücreleri ve DNA yapısını korur. Bağışıklık sistemi işlevine yardımcı olan ve hücresel yapıları düzenleyen beyaz kan hücrelerine koruma sağlamaya yardımcı olur. Fesleğende bulunan antioksidanlar, vücudu kanserli büyüme ve hücrelerin mutasyonundan koruyabilir. Çoğu zaman, vücudumuzda strese neden toksinler bulunur. Fesleğen, oksidasyonla savaşmamıza yardımcı olan ve yaşlanmanın etkisini yavaşlatan antioksidanlara sahiptir.2 yemek kaşığı fesleğen sadece 1 kalori içerir. 0.2 gram protein, 0.1 gram karbonhidrat, 0.1 gram lif ve 16 gram potasyum içerir. Günlük önerilen A vitamini, günlük kalsiyum ihtiyacınızın % 1'i ve günlük demir ihtiyacınızın % 1'ini karşılar.
Pekmez üzüm, kuşburnu, incir, keçiboynuzu (harnup) veya dut gibi tatlı meyvelerin ya da şeker pancarı, ardıç meyvesi gibi şekere dönüşebilecek tarım ürünlerinin ezilerek kaynatılması ile üretilen, yoğun ve tatlı bir şuruptur.Soğuk kış günlerinin vazgeçilmez besin kaynaklarından biri olan pekmez, Türkiye'nin dört bir yanında farklı yöntemlerle üretilirken, içeriğindeki zengin mineral ve vitaminler nedeniyle kahvaltı sofralarının baş köşesinde yer alıyor. Bugüne kadar bir çok atasözü, deyim ve tekerlemeye de konu olan pekmez, günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum ihtiyacını karşılarken özellikle hamileler ile gelişim çağındaki çocuklar beslenmesinde de önemli rol oynuyor.Pekmez, glikoz ve fruktoz içerdiğinden, sindirime gerek kalmadan tüketildikten kısa bir süre sonra kana karışmaktadır. İçeriğindeki kalsiyum, potasyum, magnezyum, krom, demir ve B (B1,B2,B3) vitaminleri nedeniyle yüksek düzeyde vitamin ve mineral kaynağıdır. Bir yemek kaşığı (10 gram) pekmez, ortalama 15 kaloridir ve yaklaşık 1 mg demir, 40 mg kalsiyum minerali içermektedir. Yüz gram pekmez, yaklaşık 293 kalorilik enerji sağlamaktadır. Yüksek enerji içeren pekmez özellikle çocuklar, sporcular, gebe ve emziren anneler için önemli bir besin kaynağıdır. Vücutta kan hücrelerinin (alyuvarların) oluşumunu sağlayan pekmez demir yönünden zengin olduğu için kansızlığa iyi gelmektedir. Vücut direncini ve bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği sayesinde hastalıklara karşı koruyucu özelliği bulunmaktadır. Süt tüketemeyen, (laktoz intoleransı ve süt proteinine karşı alerji) kişiler için iyi bir kalsiyum kaynağıdır. Kanı temizleme özelliği sayesinde damarların tıkanmasını önlemekte ve damar sertliğinin oluşmasına engel olmaktadır.Zengin besin içeriği olan pekmezi yetişkinlerin günde 1-2 yemek kaşığı, çocukların ise 1-2 tatlı kaşığı tüketmesi gerektiğine vurgu yaparak, diyabetlilerin tek başına pekmez tüketiminden kaçınmasını, her gün olmamak şartıyla 1 tatlı kaşığından fazla pekmez tüketmemeleri gerekir.
Tatlı patateslerin lif içeriği patatesten daha yüksektir ve çok daha güzel bir tada sahiptirler. Bu iki faktör, tatlı patateslerde bulunan magnezyum gibi diğer minerallerle birlikte, sindirim için mükemmel bir düzenleyicidir. Tatlı patates, nişasta içerdiği için de daha kolay sindirilir. Tatlı patatesler sağlıklı vitaminler, mineraller ve bazı proteinler ile birlikte iyi miktarda kompleks nişasta içerir. Bu yüzden enerji sağlarlar ve kilo almak isteyen insanlar için mükemmel bir besin kaynağıdır.İçeriğinde bulundurduğu nişastayla kilo alımına yardımcı olurken, içeriğinde bulundurduğu yüksek lif oranıyla da metabolizmayı hızlandırıp yağ yakımını kolaylaştırabiliyor. Bu farklı geri dönüşler her üründe olduğu gibi besinleri tüketim şekilleriyle değişiklik gösteriyor.
Dev yeşil soğan gibi görünen bir sebze olan pırasa, soğan ve sarımsak ile aynı ailenin bir parçasıdır. Potasyum, kalsiyum, fosfor ve C vitamini bakımından zengindir.Pırasaların tatlı bir tadı vardır ve çiğ veya pişmiş olarak yenebilir. Bir bardak pırasa, sodyum bakımından düşüktür ve neredeyse hiç doymuş yağ veya kolesterol içermez. Pırasa, iyi bir diyet lifi, B6 vitamini, demir ve magnezyum kaynağıdır. Ayrıca A, C ve K vitaminlerinin yanı sıra çok iyi bir folat kaynağıdır.Kan damarlarının astarlarını serbest radikallere karşı koruyan bir flavonoid olan kaempherol içerir. Kaempherol, doğal bir dilatör olarak görev yapan ve kan damarlarını gevşeten nitrik oksit üretimini uyarır. Kan damarlarının dinlenmesini sağlar ve hipertansiyon riskini azaltır. Pırasa, vücudunuzdaki her doku için faydalı olan bol miktarda K vitamini içerir. Düşük seviyede K vitamini kanamaya neden olabilir ve kan dolaşımını olumsuz yönde etkiler.
Ispanak kış aylarının vazgeçilmez sebzeleri arasında yer alıyor. Tüm yeşil yapraklı sebzelerde olduğu gibi ıspanağın da özellikle hastalıklardan korunmada sağlığımıza önemli katkıları bulunuyor. Ancak ıspanağın bu faydalarından yararlanmak için bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Ispanağın, hazırlandıktan hemen sonra bekletilmeden yenilmesi büyük önem taşıyor. Aksi takdirde buzdolabında bile olsa bekletilmesi halinde ıspanağın besin değeri düşüyor ve kısa süre içerisinde çürüme sürecine giriyor. Bu sebeple eğer ıspanak yemeği ya da ıspanak kullanacağınız bir yemek yapacaksanız, günlük olarak hemen tüketebileceğiniz miktarda alıp, hızla pişirerek aynı gün yemeniz gerekiyor.
Fiyat alarmınız başarıyla kurulmuştur. Ürün fiyatı 40 ₺ ve altına düştüğünde eposta ile bilgilendirileceksiniz. 15 gün sonra alarm otomatik olarak kaldırılacaktır.
Misafir Modundasınız
Misafir modunda maalesef ki bu işlemi yapamamaktasınız. Dadamutfak.com'u daha etkili kullanmak için üye girişi yapmanızı tavsiye ederiz.